Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
www.gundemyazar.com | Şalpazarı Haber – Ağasar Haber- Trabzon Haber

Serviste Unutulan Minik Alperen’in Ölüm Nedeni Yürek Yaktı…

Serviste Unutulan Minik Alperen’in Ölüm Nedeni Yürek Yaktı…
  • 24 Kasım 2017

3 yaşındaki Alperen Sakin’in servis minibüsünde unutulması sonucu ölümüyle ilgili İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığınca hazırlanan raporda ölümün “yüksek sıcaklıkta kapalı ortamda kalmasına bağlı hipetermi (vücut ısısının aşırı yükselmesi) sonucu meydana gelmiş olduğu” belirtildi.

Çocuğun götürüldüğü hastanenin hazırladığı raporda ise Alperen’in “öğle uykusuna yattığı ve 16.30’da uyanmadığı” iddiasıyla başvuru yapıldığı, ölü katılığı gelişmeye başlayan çocuğun hayata döndürülmesi için 50 dakika kalp masajı uygulandığı bilgilerine yer verildi.

YOK ARTIK DEDİKTEN AÇIKLAMALAR

İzmir’de evinden alındıktan sonra anaokulu servisinde unutulan 3 yaşındaki Alperen Sakin, saatler sonra araçta ölü olarak bulundu. Olayla ilgili sadece servis şoförü tutuklandı. Ancak Alperen’in babasının iddiaları ‘yok artık’ dedirtti. Baba Sakin; anaokulu yönetiminin, çocuğu ‘sanki bina içerisinde yaşamını yitirmiş gibi’ göstermeye çalıştığını, güvenlik görüntülerinin de silindiğini iddia etti. Acılı baba, korkunç olayın okulda görevli bir öğretmenin ifadesini değiştirmesiyle ortaya çıktığını anlattı. İşte isyan ettiren olayın isyan ettiren detayları…

Kan donduran olay, önceki gün İzmir’in Çiğli ilçesindeki bir özel anaokulunda meydana geldi. Sabah saatlerinde evinden alınan 3 yaşındaki Alperen Sakin, her zaman olduğu gibi servis aracıyla okula geldi.
İddialara göre, minik Alperen ardından da servis aracında unutuldu. Aradan saatler geçerken, minik Alperen servis aracında baygın halde bulundu ve okul içerisine alındı. Ardından minik Alperen’i hastaneye kaldıran okul yönetimi aileye haber verdi. Hastanede tedavi altına alınan minik Alperen yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

”ALPEREN BAYILDI, BİZ HASTANEDEYİZ ACİLEN GELİN”

Yaşanan acı olayın ardından, Sakin ailesinin feryatları yürek burktu. İki yıl önce Almanya’dan kesin dönüş yaparak İzmir’e yerleştiği öğrenilen Serkan Sakin, oğlu Alperen’in büyük bir ihmal sonucu hayatını kaybettiğini söyledi.
Olay günü işten çıktıktan sonra eşi ile buluşan baba Sakin, alışveriş yaptıkları sırada kreşten arandığını ifade ederek yaşadıklarını şöyle anlattı: ”Bize telefon açtılar ‘Alperen bayıldı, biz hastanedeyiz acilen gelin’ dediler. Şimdi ben hastaneye gittiğim zaman, kreş çalışanları ve kreşin sahibi, ‘Biz çocuğu yatağına yatırmıştık, yemeğe kaldırmak için gittiğimiz zaman çocuğu uyandıramadık. Ondan sonra uyanmayınca da apar topar hastaneye götürdük. Öğlen yemeği için uyandırmaya çalışmıştık’ şeklinde ifade verdiler. Beni aradıkları zaman saat 17.00’a geliyordu. Şimdi öğle yemeği 17.00’de mi yenir bu bir, ikincisine gelince de hastanede Alperen’e müdahale eden doktor, ‘Bir saattir çocukla ilgileniyoruz gerekli müdahaleyi yapıyoruz, maalesef yaşatamadık. Çocuk zaten buraya geldiği zaman vefat etmişti. Yolda vefat etmiş, yahut daha öncesi var bu işin’ dedi. Daha sonra kreş çalışanlarına soruyorum, yolda nefes alıyordu diyorlar. Ondan sonra bugün çelişkili ifadeler vermişler polise, bunun sonucunda çocuk sabah 07.30’da buradan alınmış, sonra kreşin orda çocuklar servisten aşağı inmişler. Alperen bu serviste uyuyor, bir şekilde bu serviste unutulmuş ve çocuk akşam 16.30’a kadar o servisin içinde havasız, insan aç susuz belki bir gün yaşar ama benim çocuğum o saate kadar İzmir’in sıcağında camları kapalı bir minibüsün içerisinde ne kadar kalabilir. Benim çocuğum zaten çoktan ruhunu teslim etmiş, ben gözüm gibi baktım yavrularıma, her anne babanın baktığı gibi. Vatanına milletine hayırlı bir evlat olsun diye didindim durdum. Biz vatanını milletini seven insanlarız, belki bugünün Başbakanı belki yarının Cumhurbaşkanı olacaktı.” diye konuştu.

ACI GERÇEK, ÖĞRETMENİN İFADE DEĞİŞTİRMESİYLE ORTAYA ÇIKTI

Öğretmenlerden birinin verdiği ifadeyi değiştirmesiyle gerçeğin ortaya çıktığını kaydeden Serkan Sakin, “Öğretmenlerden biri vicdanen rahat olmadığından dolayı ifadesini değiştiriyor, doğru olanı söylüyor ve bütün gerçek ortaya çıkıyor. Bir de kamera kayıtları var. Ben kayıt için birkaç defa gittim kreşe. Kreşinin sahibinin odasındaki ekrandan benim çocuğumun nerede olduğunu, ne yaptığını görebiliyordum. Şu an koşturuyor, oyuncak alıyor eline, arkadaşlarıyla oynuyor gibi. Olayın olduğu gün ise duydum ki kamera kayıtları bugün yok, yahu bugün olmadı dediler. Bunlar çok abesle iştigal. Çünkü ben bizzat gördüm orada kamera var ve çekim yapıyor. Kamera kayıtlarını silmişler ya da silmemişler o konuda benim tam bir bilgim yok. Arabanın içerisinde kamera olup olmadığını da bilmiyorum” dedi.

”BEN YANDIM BAŞKASI YANMASIN”

Baba Serkan Sakin sözlerine şöyle devam etti, “Benim çocuğum saçma sapan bir ihmal yüzünden hayata gözlerini yumdu. Canımdan can koptu kardeşim, canım gitti yani ben yandım başkası yanmasın. Devletimizden benim ricam, biz kanunlarımıza güveniyoruz, devletimize güveniyoruz, güvenimiz sonsuz. Bu işin arkasında kendimiz de duracağız, devletimizinde bu konu üzerinde titizlikle duracağına inanıyoruz. Birde şöyle bir kanun getirilsin isterim, kreşte annelik ve serviste servis anneliği yapacak kişilerin ya belirli bir kurs yada belirli bir sınava tabi tutulsun. Bunu başaramayan yapmasın kardeşim bu işi, can taşıyor. 3 yaşındaki çocuğumun hesabını kim verecek bana, canımdan can koptu, Alperenim gitti. Başka aileler yaşamasın, çok acı. Bugün kendi ellerimle götürdüm, kendim taşıdım, kendim gömdüm toprağa, o mezarın içine kendim girdim, bir avuç zaten”

”ALPEREN ANLATILMAZ Kİ…”

Öte yandan, kreş yönetimine tepki gösteren baba Sakin, servis annesi olan kişinin ne kadar tecrübesi olduğunu araştırılmasına dikkat çekerek, ” Nasıl bir arabanın içinde çocuk unutulabilir. Şoför de bunu kontrol etmez mi, bu nasıl bir umursamazlıktır, nasıl bir ihmalkarlıktır. Alperen’in en ufak bir rahatsızlığı yoktu, Alperen anlatılmaz ki alperen, yerinde duramayan, afacan, mutlu ve kıpır kıpır bir çocuktu.” dedi.
Üç gün önce İzmir’e gelen küçük Alperen’in amcası Ahmet Sakin, yaşadıkları acının tarifi olmadığını, hala Alperen’in öldüğüne inanamadıklarını belirtti. Alperen’in hiç bir şeyi olmadığını belirten amca Sakin, ”Alperen cana yakın, oyunu seven güçlü bir çocuktu. Ben önce Allahın adaletine sığınıyorum, bunu yapan şahıs bizi seyredecektir mutlaka, elini vicdanına koysun, 16.30’a kadar bekletsin bu İzmir sıcağında, kapıları da kapatsın otursun çocuğunu seyretsin, ancak bizim acımızı o şekilde paylaşabilir. Ordan ben çok üzgünüm, hakimin karşısına çıktığında çok pişmanım demesin. Onu yargılayan hakimden Allah rızası için, kendi çocuğuna yapılmış gibi yargılasın onu. Sayın savcıma da rica ediyorum, kendisi bizim yerimizde olsa ne yapardı, o şekilde yargılasın bu insanları.” şeklinde konuştu.

”ÇOK NEŞELİ BİR ÇOCUKTU, UÇTU GİTTİ”

Alperen’in ölümünün ardından sarsılan Annanesi ise, ”O gün ben onu sevdim sevdim, ayranını verdim, sütünü verdim. Güzelce okşadım, kucakladım. Kucakladıktan sonra o da beni kucakladı, ‘Annane’ dedi öyle ayrıldık. Çok neşeli bir çocuktu, uçtu gitti.” dedi.

Kaynak: Sözcü

Yorum Yazmayı Unutmayın
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ