istanbul escort sikiş izle

Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
www.gundemyazar.com | Şalpazarı Haber – Ağasar Haber- Trabzon Haber

İdlib Gerçeği ve Perde Arkası

İdlib Gerçeği ve Perde Arkası

2011’ de başlayan ve 7 yıldır devam eden Suriye İç Savaşının son cephesi İdlib’in geleceği, Cenevre’de başlamıştır. Bunları takip eden görüşmeler Soçi ve Astana görüşmeleridir. Sonuncusu ise 7 Eylül’de Tahran’da İran, Rusya ve Türkiye garantörlüğünde gerçekleşmiştir.   

İdlib’e giden sürece bakıldığında Tahran Zirvesinin Rusya, İran, Türkiye açısından farklı kaygılar taşıdığı aslında hepsinin kendi ulusal menfaatlerini dikkate aldığının göstergesidir.

 

PEKİ İDLİB NERESİ VE ÖNEMİ?

İdlib Suriye’nin kuzey batısında yer almaktadır. Halep’e 60 km uzaklıkta, Hatay’a komşu olan bir lokasyondur. Suriye için önemli bir tarım bölgesidir.  Zeytin ve İncir üretimi halkın geçim kaynağını oluşturmaktadır.

Şuan için bölgede göze çarpan yokluk şehrin insanının çaresiz bekleyişidir. Kendi kaderlerinin tayini başka milletlerin iki dudağının arasındadır. Şehirde en büyük eksiklik olarak göze su ve elektrik yokluğu çarpmaktadır.  Şehrin nüfusu hakkında net bir bilgi bulunmamaktadır. Tahminen elde edilen verilere bakıldığında 3 milyondan fazla olduğu belirtilmiştir. Şehirde genel olarak Hama, Humus, Lazkiye, Şamdan gelenlerin nüfusu çoğunluğu oluşturmaktadır. İdlib insanının isteği bu çatışma sürecinin bitmesi ve geldikleri yere tez vakitte dönme isteğidir. Saldırılar genelde kırsal kesimlere olmaktadır.  Vahim olan ise bu saldırıların ne zaman, insanı nerede bulacağının belli olmayışıdır. Aslına bakıldığında idlib’in insanlar tarafından tercih nedeni olmasının makul nedeni bulunmaktadır. Çünkü Soçi görüşmelerine bakıldığında çatışmazlık bölgeleri oluşturulmasına dair fikir belirtileri oluşmuştu. Çatışmazlık bölgesi üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin tavrını net bir biçimde belirtmiştir. Erdoğan bu durumu şu şekilde özetlemiştir: “Türkiye, Rusya, İran garantörlüğünde uygulanan ateşkes veya yeni adıyla çatışmasızlık, siyasi çözüm çalışmalarının başarıya ulaşması için önemli bir fırsat penceresi oluşturmuştur” dedi. Çatışmazlık bölgelerini harita üzerinde Putin ile beraber belirlediklerini de eklemiştir.

ÇATIŞMAZLIK BÖLGELERİ NERELERİ KAPSAR VE AMACI?

Çatışmazlık Bölgelerinin amacı insani yardımların bölgelere ulaşması, insanlığın içinde bulunduğu sıkıntının en aza indirilerek yardım koridorlarının oluşturulmasıdır. Bölgede sağlık açısından tıbbi malzemelerde bu yol ile insanlara ulaştırılacaktır.

Bunların yanında asıl hedeflenenin evlerinden ve topraklarından uzaklaşan insanların geri dönmesini sağlamaktır. Ve ayrıca muhaliflerin daha az mevzi kaybetmesi, sivil kaybın engellenmesidir. Suriye bu iç savaş eşiğinde kent bakımından bakıldığında epey hasar almış bulunmaktadır. Bu zararların giderilmesi için çalışmalarda başlatılmak istenmiştir.

4 tane çatışma bölgesi oluşturulmuştur.

    • Birinci Bölge:  İdlib’in tamamı, Lazkiye’nin kuzeydoğusu, Halep’in batısı, Hama’nın kuzeyi

 

  • İkinci Bölge:    Humus eyaletinde bulunan Rastan ve Talbise bölgeleri. 
  • Üçüncü Bölge: Doğu Guta
  • Dördüncü Bölge: Ürdün sınırında bulunan Deraa ve Kuneytra 

 

Şuan kritik olan bu dört bölgeden biri haline gelen İDLİB’TİR. Diğer bölgeler çok kez rejimin bombardımanına maruz kalmıştır.  Ama bugün gelinen noktada İdlib herkesin gözünü çevirdiği en hassas noktadır. Çatışmazlık bölgesi olması ise durumu daha elzem hale getirmiştir. Halkın burada toplanması da tehlikenin önemine dikkat çeker. Burada halkın en büyük destekçisi Beyaz Baretliler’dir.  Diğer adıyla Suriye Sivil Savunmasıdır. Rejim gerekli hizmetleri vermediği için kurulmuştur. Bütün bölgede hakimdirler. Halkın kimyasal silahlar ve patlamamış bombalar hakkında bilinçlenmesini sağlamıştırlar. Beyaz Baretliler ayrıca rejimin kimyasal silah kullandığına dair video kayıtları yapıp bu durumu BM’lere iletmektedir. Yaklaşık 3 bin gönüllüden oluşan arama-kurtarma ağıdır. 2013 yılında kurulan topluluk 62 bin kişinin hayatını kurtarmıştır. Türkiye adına AKUT Mart 2013’te ekibe eğitim vermiştir.

İDLİB’DE EĞİTİM ŞARTLARI

İdlib’de bugün 123 okul bulunmaktadır. 47 tanesi etkin durumdadır. 13 bin çocuk eğitim faaliyetlerine devam etmektedir. 1300 öğrencili 2 üniversitede bunun devamı niteliğindedir. Genelde gönüllü eğitmenler bulunmaktadır. Düşük maaş ücretleri eğitimcileri ders sonrası ek iş yapmaya teşvik etmektedir.

İDLİBDE BULUNAN ÖRGÜTLER

İdlib 2015 yılında El Nusra, Ahraru’ş Şam, Çeyşel Sunna, Feyleku’ş-Şam ve Livau’l- Hak gibi grupların tek elde toplandığı Fetih Ordusu tarafından ele geçirildi. Bugün ise çoğunluk El Kaide’nin Suriye kolu olan El Nusra’dan dönüşen cihatçı Heyet Tahrir’i El Şam’dır. İdlib’de  30 binden fazla savaşçısı bulunmaktadır. Etkin güç olarak Heyet Tahrir’i Şam( HTŞ ), Ulusal Özgürleştirme Cephesi, Cephe Tahrir Suriye yer almaktadır. İdlib’de HTŞ Türk bayrağı taşınmasını yasaklayan fetva yayınlayarak, Türk bayrağını İslam karşıtı, seküler bir ülkenin bayrağı olarak da tanımlamıştır. Ayrıca HTŞ dışında yer alan militanlar Türkiye’nin desteği ile oluşan Ulusal Kurtuluş Ordusudur.

İDLİB’İN DEVLETLER AÇISINDAN ÖNEMİ

 

Astana zirvesi ile başlayan süreç Rusya, İran ve Türkiye açısından İdlib üzerinden aynı şeyi istedikleri anlamına gelmez. Fakat ortak çıkarları için birleşmiş durumda bulunmaktadırlar. Ortada ortak hareket etme gayesi varsa bazı noktalarda taviz vermek, geri adım atmak ve bir uzlaşı noktası bulmak durumundalardır. İdlib’e yönelik bir operasyon garantör devletleri, Suriye’yi, ABD’yi derinden etkiler. Eğer savaşı Suriye kazanırsa kazanan Esed olacaktır. Böylece Esad muhalifleri kontrollerindeki bölgeleri de kaybetmiş olacaklardır. Rusya burada kurduğu üstler ile özellikle Beşer Esad üzerindeki etkinliğini Suriye’deki iç savaşın kaderini belirlemesinde kullandı. Rusya Suriye iç savaşı ile SSCB’nin dağılmasından sonra kendi toprakları dışında ilk operasyon niteliği taşımaktadır.  Buda Rusya’ya geçmiş zamanda kazandığı prestiji yeniden kazandırmaktadır. Ayrıca Batıya bende buradayım diyerek meydan okumuştur. Türkiye ise İdlib’e kapsamlı operasyondan yana değildir. Çünkü kendi sınırına karşı göç dalgasından endişe duymaktadır. Çünkü bu göç dalgası ile zararlı farklı örgütler Türkiye’ye geçecektir. Bundan ziyade ABD’nin desteği ile bölgede Akdeniz’e terör koridoru oluşturmaya çalışan PKK/PYD’nin varlığına son vermektir. O bölgenin terörden temizlenmesidir. Sahadaki bir diğer isim ise İran’dır. Amacı etki alanını genişletmektir. Bundan dolayı Esad’a destek vermek için perde arkasındaki diğer isimdir. İran’ın Suriye’deki konumu avantajlı gibi gözükse de aslında ekonomisine büyük zarar vermektedir. Bilindiği üzere kendisine ABD tarafından ambargo uygulanmaktadır. İran, Suriye’deki konumunu oradaki güçlü milisler aracılığı ile kullanmaktadır. Suriye rejiminin düşmemiş olması bir yandan da İran’a İsrail tarafından gelecek tehlike açısından artı kazandırmıştır. Buradaki artı İsrail’e karşı Suriye’nin ön cephe olmasıdır. Öte yandan ABD ise İdlib’e olan operasyonu desteklemektedir. Çünkü buradaki gayesi rejim ve Rusya’nın uluslararası arenada ne kadar kötü ülke olduklarını kanıtlamaktır. Birleşmiş Milletlerin tavrı ise tüm netliğe ile ortadadır. Birleşmiş Milletler Suriye Temsilcisi Jan Egeland, İdlib’den gelecek göç dalgasına karşı kapılarını açması gerektiğini belirtmektedir. Son gelinen noktada ise Vlademir Putin ile Recep Tayyip Erdoğan 17 Eylül’de Soçi’de bir araya gelerek İdlib’e operasyon konusunda uzlaşı sağladı. Uzlaşı sonucunda Rusya İdlib’e operasyon düzenlemeyecek. Buradan çıkan sonuca göre Ruslar Esad ile mutabakat için masaya oturacaklar. Tartus’taki Rusya askeri üssü için güvenli alan oluşturulacak. Buranın takviyesini Türk Birlikleri ve Rusya sağlayacaktır. Ayrıca Muhalifler idlib’de kalacak. HTŞ ve diğer terör örgütleri bu güvenli alandan çıkarılacaktır.

İDLİP GÖZLEM NOKTALARI

İdlib’de Türkiye’ye ait 12, Rusya’ya ait 10, İran’a ait 7 gözlem noktası bulunmaktadır. Türkiye’nin gözlem noktaları;

1- 13 Ekim 2017 Dana ilçesindeki Salva köyü – 1 nolu gözlem noktası 

2- 23 Ekim 2017 Daret İzze ilçesindeki Samaan Kalesi (Takle) köyü – 2 nolu 

3- 19 Kasım 2017 Daret İzze ilçesindeki Akil Dağı – 3 nolu 

4- 5 Şubat 2018 El Hader ilçesine bağlı Tel Eys köyü – 6 nolu 

5- 9 Şubat 2018 Serakib ilçesine bağlı Tel Tukan köyü – 7 nolu 

6- 15 Şubat 2018 Marretinuman ilçesine bağlı Sırman köyü – 8 nolu 

7- 17 Mart 2018 Halep batı kırsalındaki Anadan (Tel Tamura) – 4 nolu 

8- 3 Nisan 2018 İdlib’in güneybatısında Zeytinlik bölgesi – 12 nolu 

9- 7 Nisan 2018 Hama kırsalındaki Morik (Tel es Savvan) – 9 nolu 

10- 9 Mayıs 2018 Halep’in batı kırsalındaki Raşidin bölgesi – 5 nolu 

11- 14 Mayıs 2018 – İdlib’in güney kırsalındaki Zaviye bölgesi – 10 nolu 

12-16 Mayıs 2018 – İdlib’in güneybatı kırsalında Cisr eş Şuğur ilçesine bağlı İştabrak köyü- 11 nolu

 

  Yararlanılan kaynaklar:

 

http://www.aljazeera.com.tr/gorus/suriyenin-dugumu-idlib
https://www.birgun.net/haber-detay/kapidaki-tehlike-idlib-227968.html
https://www.yenisafak.com/bilgi/8-soruda-tsknin-idlib-harekati-2800706/harekat-kime-karsi-olacak-catisma-olacak-mi-313740
https://www.aydinlik.com.tr/5-soru-5-yanitta-idlib-krizi-dunya-agustos-2018-1
https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-45191811

 

Yorum Yazmayı Unutmayın
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.