lara escort

Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
www.gundemyazar.com | Şalpazarı Haber – Ağasar Haber- Trabzon Haber
fnarsmart.com dizisinema.com www.kartalkombiservisim.com www.atasehirblog.com bravebank.com

Hevesli Öğrencilerin Hevesleri Okul Boyu Desteklenmeli

Ercan Kandemir

Ercan Kandemir

Şalpazarı Araştırma Derneği Kurucu Başkanı
  • 25 Nisan 2018

Şalpazarı Atatürk İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni Emre AKKAYA yine güzel bir projeye imza attı. ‘El-Cezeri’nin Yolunda İlerliyoruz’ projesi düzenledi.

Emre AKKAYA’nın düzenleyiciliğini yaptığı ‘El-Cezeri’nin Yolunda İlerliyoruz’ projesi kapsamında Ankara Yenimahalle Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesinin robot teknolojisi ile ilgilenen öğrencileri Şalpazarı Atatürk İlköğretim Okuluna getirildi. Burada Şalpazarılı minik öğrencilere robotları tanıttılar ve bunları nasıl yaptıklarını öğrettiler.

Şalpazarı’nda teknolojiye meraklı eminim onlarda çocuk ve genç vardır. Ancak bu heves ve meraklar zaman ilerledikçe Şalpazarı’nın puslu havasında paslanmakta.

Ortaokul sonlarında benim de aralarında bulunduğum Şalpazarı Atatürk Ortaokulu Öğrencileri, Beşikdüzü endüstri Meslek Lisesine götürülmüştü. Burada endüstri meslek lisesinin bölümleri gezdirilmişti bizlere. Çeşitli makinalar gösterilmişti. Elektronik teknoloji ve mekanik teknoloji benim çocukluğumda en çok ilgilendiğim şeylerdi.

Uzaktan kumandalı arabaya paramız yetmezdi haliyle. Onun yerine ayda yılda bir, ağlayıp çığırmayla tek motorlu, iki pille çalışan, ön tekeri sağa sola dönmeyen kablolu kumandalı arabalardan alabilirdik. Sık sık tamir ettiğim kumandası tamamen iş görmez olunca artık arabayı parçalama zamanı gelirdi. Sökerdim motorunu, kâh fırıldak yapardım onu pille döndürerek, kâh boş boş döndürüp izlerdim. Elimde ikinci bir motor olduğunda ön tekeri sağa sola dönen araba nasıl yapılır diye planlar yapardım, kağıt üzerinde çizimler yapardım kendi kedime. Direksiyon mekaniğini kurmaya çalışırdım. O ikinci motorla bunu uygulamaya çalışırdım elimde bir kaç odun cındarı, önceki arabalarımdan kalan küçük plastik çarklar ile, küçük yağ bıçağı, bir iki tornavida ile… Motorlardan iş geçtiği zaman söker içine bakardım, nasıl çalıştıklarını merak ederdim. Ailem bırak bu boş işleri, kalk ders çalış, kitap oku derlerdi. Evet insan kitap okumalı, ancak ilgi duyduğu alanlara ait şeyler okumalıydı.

Kendi oyuncaklarımı yapardım. Bilye arabası yapardım, frenini yapardım. Başkaları 3 tekerli ben 4 tekerli yapardım. Kendi kendine gitmesi için planlar kurardım, iki çivi, bir kaç tahta ve keser ile olmazdı tabii bunlar. Hayaller kurardım işte.

Beşikdüzü Endüstri Meslek Lisesinde gördüğüm o torna makineleri beni mest etmişti. Ne güzel çarklar yapardım onlarla, motor parçaları yapardım, belki de motor üretirdi ilerde bir gün… Belki araba üretirdim… Belki farklı makineler üretirdim. Karar vermiştim ben endüstri meslek lisesine gideceğim diye.

Bu konuyu aileme açtım. Ben endüstriye gideceğim, dedim. Tornacı olacağım ben, dedim. Makine yapacağım ben, dedim. Onlar bana memur ol, dedi. Arkanı devlete yasla, dedi. Öğretmen ol, dedi. Hem seni Beşikdüzü’ne veremem, dediler. Orada yanlış arkadaşlar bulursun, dediler. Şalpazarı ilçe merkezine 4 km uzaklıkta bulunan Düzköy köyünde yaşıyordum. İlçeye bile zor inerdim okul harici. Orada da sabahtan akşama kadar okulun içinde durur, sonra servis aracıyla köyü boylardık. Belki ailemizin güvenlik algısıyla, insanlarla etkileşim, iletişim kuramadan, pısırık bir hayat yaşamak daha yeğdi.

Sonra ne mi oldu ?

Sözelim iyiydi benim. Gittim sayısala yazdırdım kendimi lisede. Sonra bir müdür çağırdı beni. Senin sözelin iyi, seni sayısaldan alıp sözele yazdıralım dedi. Zaten artık her şey bitmişti benim için. Ben bunu zaten biliyordum, sayısalımı geliştirmek istiyordum aklımca. Ama büyüklere ve öğretmenlere sonsuz saygı kendini ifade etmesini engelliyordu insanın.

Meslek lisesinde değil dümdüz bir lisedeydim artık. Bunala bunala gittiğim bir yerdi orası benim için. Düz lise iyidir elbette ancak benim ilgi alanım farklıydı. Zaten karamboldü artık benim için her şey.

Geçirdiler sözele beni.

Herkes bir olup, ağlattılar çocuk kalbimi.

Hatta paramız olmadığı için öğrenci kıyafetiyle gidememiştim lisenin ilk gününde okula, sivil kıyafetle gitmiştim. İlk İstiklal Marşında sıradayken, bir kaç kişinin kıyafeti yoktu. Konuşma yapan öğretmenin birisi çıkıp, “Burada puştların gereği yok.” deyip çıkartmışlardı giysisi olmayanları. Bu söz beni fena yaralamıştı, ağlaya ağlaya çıkmıştım sıradan.

Ama yine de okumak her şeydi, ne olursa olsun. 4 yıllık lise bitti. Sonra dershaneye gittim Beşikdüzü’ne. Artık sevmiyordum burayı da. Gece sabaha kadar diz üstü bilgisayarıma bakar, sabah gider dersane sırasında uyurdum. Yine de iyi bir puan aldım LYS’den.

Tercihlerde ben Tarih bölümünü yazmıştım. Çıkmıştı Sanat Tarihi.

Direne direne 4 yıllık üniversiteyi de bitirdim. Hayatımda hiç görmemiştim ki üniversiteye kadar Sanat Tarihi dersini. Bölümünü okuyuverdim.

Sonra sevdim de bu bölümü, şimdi de Yüksek Lisansını yapıyorum.  Ancak 27 yaşındayım, hala işsizim.

Şalpazarı İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni Emre AKKAYA

Yine de direnmeye devam ediyorum. Şalpazarı Araştırma Derneği’ni kurdum geçen yıl. Arkadaşlarla birlikte daha çok Sanat Tarihi alanında araştırmalar yapıyoruz Şalpazarı’nda.

Ama hala içimde bir uhde kaldı. Okusaydım o endüstriyi, hiç yoktan kendi atölyem, tamirhanem olurdu belki şimdi. Belki de makineler üretirdim türlü türlü. En azından yaşım insan ömrünün yarısını bulmuşken işsiz olmazdım.

Girişimci ruhlu, değerli Emre AKKAYA‘yı tebrik ediyorum. Emre AKKAYA gerçekten değerli bir öğretmen. Şalpazarı için büyük bir şanstır bence.

Hevesli çocuklar vardır elbette orada. Lütfen o çocukları iyi takip edin okul hayatı boyunca. İstedikleri okullara yönlendirin onları, istenilen okullara değil…

Ve onların hayatı boyunca uhde kalmasın içlerinde, benim gibi.

Şimdi başka hayallerim var, ölmedim. Müze kuracağım…

Fotoğraflar: salpazarigundem.com

Yorum Yazmayı Unutmayın
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ