www.gundemyazar.com | Şalpazarı Haber – Ağasar Haber- Trabzon Haber

Doğu Karadeniz Üzerinden Şalpazarı Tarihi’ne Bakış

Ercan Kandemir

Ercan Kandemir

Şalpazarı Tarihi

Trabzon iline bağlı Şalpazarı ilçesinde günümüzde Oğuzlar’ın Üçoklar kolundan Gök Han’ın soyundan gelen Çepni Boyu’na mensup Türkler yaşamaktadır. Bu bölümün devamında Şalpazarı’nda Çepniler hakkında bahsedilecektir. Ancak Şalpazarı’nın tarihini Karadeniz’den ve ayrıca Anadolu coğrafyasından bağımsız bir şekilde ele almak doğru olmayacaktır.

Çepnilerden Önce Doğu Karadeniz’de Türkler

Doğu Karadeniz bölgesine ilk olarak bazı kaynaklarda Türk kavimlerinden biri olduğu söylenen[1]  Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan Kimmerler, İskitlerin baskısıyla[2] M.Ö. 675 yılında [3] Doğu Karadeniz bölgesine ve Trabzon’a yerleşmişlerdir.[4] Ardından yine İskitler  M.Ö. 654’de [5] Kimmerler’in ardından gelerek Kafkasya üzerinden Anadolu’ya ve Doğu Karadeniz’e girmişler ve buralarda ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır.[6] Türkler ile aynı coğrafyalarda yaşayan İskitler hayvanlar ile çekilebilen dört yada altı tekerli arabaların üzerine kurulmuş keçe çadırlarda yaşamışlardır. İskitler tıpkı Hun Türkleri gibi kımız içmişler, sütü kurutarak ‘kurut’ yapmışlar, ata binmişlerdir.[7]

İskitlerin Doğu Karadeniz’deki hakimiyetine M.Ö.606’da Medler son vermiş onların hakimiyetine de M.Ö. 547’de Persler son vermiştir.[8]

M.Ö. 400’de Doğu Karadeniz’de yaşayan topluluk ve isimleriyle ilgili bilgilere M.Ö. 431-354 yılları arasında yaşamış asker, tarihçi ve filozof Ksenepon’un yazdığı Cyrus ile çıktığı seferi anlattığı Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) adlı eserinde rastlamaktadır. Driller, Kohlar, Makronlar, Mossinoikler, Tibarenler bu kavimlerden birkaçıdır. [9]

Şalpazarı’ndaki Tekirlerin (Serender) Menşei Hakkında

Mossinoiklerin yaşadığı evler günümüzde serender, Şalpazarı’ndaki adıyla tekirlerin menşei olabilir. Çünkü Anabasis adlı esere göre Mossinoikler taşlar üzerine yapılan birbiri üzerine dizilmiş ahşaplardan yapılmış evlerde yaşamaktadırlar. Yunan askerleri  Trabzon’a ulaştıktan sonra Giresun’a doğru ilerlemişler ve burada Mossinoikler’e rastlamışlardır.[10] Mossinoik, tahta evlerde yaşayanlar anlamına gelmektedir.[11]  Ksenepon eserinde Mossinoikler’in evlerinin ahşap evlerde kaldıklarını ve evlerinin üst katında gıda ambarları bulunduğunu yazmıştır.[12] Eserde verilen bilgilere göre Giresun dolaylarında Mossinoikler hakim konumdadır. Yunanlılar Giresun’dan Ordu’ya doğru ilerlediklerinde Tibarenler’e rastlamışlardır. Ksenephon, Tibarenler’in ülkesinin oldukça düz olduğunu ve hisarlarının sahile kadar uzandığını söylemektedir. [13]

Ksenephon, Doğu Karadeniz’de ve Trabzon’da yaşayan toplulukların isimleriyle ilgili oldukça zengin bilgiler vermektedir. Yunan ordu birliği Doğu Anadolu üzerinden Karadenize doğru ilerlerken  Karadeniz’in yüksek dağlarında Makronlar’a[14], Trabzon’un dağ sınırına ulaştıklarında Kolhisler’e rastlamışlardır.[15] Trabzon’a gelen Yunan birliğinin Trabzon sahili ile Kolhisler’in arasındaki daha alçak dağlarda yaşayan ve savaşçı bir halk olduğu belirtilen Driller ile savaşmışladır.[16] Çeşitli kaynaklarda Karadeniz’de yaşayan bu halkların Yunan olmadıkları,[17] Kafkasya’dan Trabzon’a ve Doğu Karadeniz’e geldikleri belirtilmektedir.[18]

Sürekli güç değişimi yaşayan Doğu Karadeniz’e M.Ö.334’de Makedonya Kralı Büyük İskender hakim olmuştur.[19] M.Ö.280’de ise Pers Satraplığı’ndan olan Pontos hanedanından I. Mithridates tarafından kurulan Pontus Devleti bölgeye hakim olmuştur.[20]M.Ö. 63 yılında Trabzon ve Doğu Karadeniz Doğu Roma İmparatorluğunun hakimiyetine girmiştir.[21] M.Ö.395’de Trabzon’da Bizans hakimiyeti başlamış ve daha sonra M.S.1204’de  İstanbul’dan kaçan Bizanslı Komnenos hanedanı Gürcistan kralının desteği ile M.S. 1206’da Trabzon’u ele geçirip[22] Komnen Krallığı kurmuşlardır.[23]Türkler’in Doğu Karadeniz’e gelişi hala kesilmemiştir. Bizanslılar M.S. 530’da bozguna uğrattıkları Bulgar Türkleri’ni Trabzon’a yerleştirmişler, 12.yy’da 40 bin kişilik Kıpçak Türk’ü aile Doğu Karadeniz’e doğru gelmişlerdir. Artık 1057 yıllarından sonra Oğuz’un Çepni Boyu atalarının yaşadığı toprakları sonsuza dek Türkleştirmek üzere Doğu Karadeniz’e ve Trabzon’a gelmeye başlamışlardır.[24]

Doğu Karadeniz ve Şalpazarı’nda Çepni Türkleri

Çepni Türkleri 1280-1297 yıllarında Ordu Ünye’yi ele geçirmiştir. Komnenos Kralı II.Aleksios 1301 yılında Çepniler’in kuruduğu Bayramlu Beyliği’ni yenilgiye uğratmıştır. Buna göre Çepniler’in Ordu’yu ele geçirip Giresun’a doğru geldikleri görülmektedir. Bayram Bey’in oğlu Hacı Emir Bey 1357 yılında Komnenos Krallığı’nın elinde bulunan Maçka’yı yağmalamıştır. III.Aleksios bunun üzerine 1380 yılında Çepniler’in yoğun olarak yaşadığı günümüzde Gümüşhane’ye bağlı ilçe olan Kürtün üzerine sefere çıkmış, Çepniler’in çadırlarını yıkıp insanları katletmiştir. Hacı Emir Bey’in oğlu Süleyman Bey 1396 yılında Komnenos Krallığı’nın elinde bulunan Giresun Kalesi’ni fethederek Ordu ve Giresun dolaylarındaki hakimiyetini güçlendirmiştir. [25]

Çepniler, 1297’de Komnenos Krallığı’nın elinde bulunan Canik bölgesini ele geçirmiştir. Komnenos Krallığı Giresun önlerinde Çepniler’i 1301 yılında yense de savaşçı Oğuz akınlarını durduramamıştır. 1317’de Bayramlu Beyliği, Komnenos Krallığı’nın hayvan barınaklarını yağmalamış, 1319’da ise Sinop Çepnileri Trabzon’a gelip şehri ateşe vermişlerdir. [26]

Günümüzde Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde yer alan Süme Kalesini ele geçiren Çepniler 1313’dan sonra sık sık Maçka’ya akınlar düzenlemişlerdir. Süme Kalesinin Çepnilerin Alevi inanç önderi olan Güvenç Abdal liderliğinde alındığı muhtemeldir. Güvenç Abdal hala Şalpazarı’nda da çok saygı duyulan ve sevilen bir inanç önderidir. Güvenç Abdal’ın sancağı olduğu bilinen bir sancağın Şalpazarı’nın Geyikli mahallesinde Bayraktar sülalesinde olduğu bilinmektedir.  Sık sık Maçka’ya akınlar yapan Çepniler muhtemelen bu tarihlerde Kadırga Yaylasından kuzeye inerek Şalpazarı başta olmak üzere Beşikdüzü, Vakfıkebir, Eynesil, Görele ve Çanakçı’yı fethederek bir Çepni beyliği olan Hacıemiroğulları Beyliği sınırlarına katmışlardır.[27]

Çepnilerin bu faaliyetlerinden anlaşılmaktadır ki Komnenos Krallığı adeta Trabzon kalesine hapsolmuşlardır. Çepniler Giresun’a ve Trabzon’un güney batı dağlarına hakim olmuşlardır. Trabzon, bilindiği üzere 1461 yılında Osmanlı Devleti’nin hakimiyetine girmiştir.

Artık Çepni Türkleri’nin yaşadığı bir yurt olan Şalpazarı, 1809 yılına kadar Görele kazasına bağlı  iken bu tarihte Vakfıkebir kazasına bağlanmıştır. 1968 yılında belediye teşkilatı kurulmuş, 1987 yılında Şalpazarı ilçe olmuştur.[28]

 

Kaynak – Dipnot:

[1] Fatih Şengül, “Homeros’a Göre Kimmer Kavim Adı Etimolojisi”, Karadeniz Araştırmaları, C: 5, S: 17,  2008, s.33-41

[2] Kadriye Tansuğ, “Kimmerlerin Anadolu’ya Girişleri ve M.Ö. 7 nci Yüzyılda Asur Devletinin Anadolu ile Münasebetleri”, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, C:7, S: 4, 1949, s.536.

[3] Fatma Acun, “Tarih Boyunca “Pontus””, Milli Mücadele Döneminde Giresun Sempozyumu,İstanbul, 1999, s.21

[4] Osman Emir, Prehistorik Dönemden Roma Dönemine Kadar Trabzon ve Çevresi, Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi, T.C. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,Erzurum, 2008, s.44

[5] Fatma Acun, “Tarih Boyunca “Pontus” “…., s.21

[6] Engin Eroğlu, “Kimmer ve İskitlerin Anadolu’daki Ticari Hayata Etkileri Üzerine Bir Yorum” Cappadocıa Journal of Hıstory and Socıal Scıences, S: 7, Ahlen, Germany,2006, s.42

[7] Abdülhaluk Çay, İlhami Durmuş, “İskitler”, Türkler Ansiklopedisi,C:1, Ankara,2002, s.876

[8] Ayhan Yüksel, “Doğu Karadeniz’de Rum Yerleşmesinin Niteliği: Ayanlar ile Rum Ahali Arasında Arazi ve Emlak Anlaşmazlığı Örneği”, Osmanlı Araştırmaları XXIV, The Journal Of Ottoman Studies,İstanbul 2004,s.366

[9] Ksenepon, Anabasis (Onbinlerin Dönüşü), Çev: Sinem Ceviz, Parola Yayınları, İstanbul, 2014, s.4

[10] Ksenepon, Anabasis (Onbinlerin Dönüşü,…s.201-204

[11] Necati Demir, “Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Serendi / Serender’ler”, < http://www.necatidemir.net/images/demir/bkosem/serender.pdf >, 2007, ET:20.05.2017, s.2 ;  Ksenepon, Anabasis (Onbinlerin Dönüşü),…s.204

[12] Ksenepon, Anabasis (Onbinlerin Dönüşü),…s.208

[13] Ksenepon, Anabasis (Onbinlerin Dönüşü),…s.210

[14] Ksenepon, Anabasis (Onbinlerin Dönüşü),…s.181-183

[15] Ksenepon, Anabasis (Onbinlerin Dönüşü),…s.184-185

[16] Ksenepon, Anabasis (Onbinlerin Dönüşü),…s.195

[17] Kenan İnan, “Trabzon’un Osmanlılar Tarafından Fethi”, KTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S:14,2003, s.71

[18] Ayhan Yüksel,… s.366

[19] Mehmet Okur, “Pontos Meselesinin Ortaya Çıkışı ve Karadeniz Bölgesi’ne Pontosçu Faaliyetler”, Karadeniz Araştırmaları Dergisi,S:14, 2007, s.2

[20] Mehmet Okur,… s.3

[21] Melek Öksüz, “Kuruluşundan 19. Yy.’a Kadar Trabzon Tarihine Kısa Bir Bakış”,Karadeniz Araştırmaları Dergisi, S:5,2005, s.18

[22] Melek Öksüz,… s.19-21

[23] Mehmet Okur,…s.5

[24] Ayhan Yüksel,… s.367

[25] Faruk Sümer, Oğuzlar (Türkmenler), Türk dünyası Araştırmaları Vakfı,İstanbul,1999, s.323-326

[26] Cemil Kutlu, Çayelinden Erzurum’a, Atatürk Üniversitesi Yayınları,Erzurum,2016, s.320-321

[27] Necati Demir, “Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesinde Çepni Türkmenleri ile Güvenç Abdal Ocağı’nın Kuruluşu” Türk Kültürü ve Hacıbektaş Veli Araştırma Dergisi, S:63,2012, s.89-90

[28] Trabzon İlk Kültür ve Turizm Müdürlüğü, < http://www.trabzonkulturturizm.gov.tr/TR,57626/salpazari.html >, [ET:21.05.2017]

Yorum Yazmayı Unutmayın
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ