www.gundemyazar.com | Şalpazarı Haber – Ağasar Haber- Trabzon Haber

Ali Şükrü Bey’in Hayatı

Adem CEVAHİR

Adem CEVAHİR

Adem CEVAHİR

Ali Şükrü bey 1884 yılında Trabzon- Beşikdüzü’nde doğmuş ve ilkokulu da memleketi Trabzon’da okumuştur.Daha sonra 1898’de Heybeliada’da bulunan Deniz Harp Okulu’na girmiş, başarılı bir öğrencilik hayatından sonra 1902’de Bahriye sınıfını bitirir ve 1903 yılında eğitim için İngiltere’ye gönderilir.26 Şubat 1904 yılında Güverte bölümünden Bahriye Kurmay Teğmeni rütbesiyle mezun olup, Osmanlı askeriyesinde göreve başlamıştır.Daha sonra çeşitli nedenlerden dolayı donanmadaki görevini bırakıp ticaretle ve basınla uğraşmıştır.Vatansever ama muhalif kimliğiyle nam salan Ali Şükrü Bey ömrünün en verimli çağında henüz 39 yaşındayken elim bir suikast sonucu hayata veda etmiştir.

Ali Şükrü Bey’in hayatı hakkında maalesef detaylı eserler mevcut değildir.Son zamanlarda Trabzon Belediyesi’nin desteğiyle KTÜ Tarih bölümündeki ilgili hocaların çıkartmış oldukları iki kitap, Ali Şükrü Bey’in daha çok ölümü üzerine değil de, icraatleri üzerine konuşulması gereken değerli bir şahsiyet olduğunu bize hatırlatmaktadır.

39 yıllık kısa yaşamında pek çok büyük işler yapan Ali Şükrü Bey, maalesef bugün kendi memleketi olan Trabzon’da dahi tanınmayan, değeri bilinmeyen bir adam olarak tarihin tozlu raflarında yerini almıştır.Trabzon’Da sokaktan geçen 10 kişiyi çevirip Ali Şükrü kimdir diye sorsanız, 9 tanesi adını bile duymamış, 1 tanesi de Boztepe’deki mezarının bulunduğu çay bahçesini gösterecektir.

Halbuki Ali Şükrü Bey’i detaylıca araştıranlar görecektir ki, 39 yıllık yaşamında Türk milleti için büyük yararlılıklar göstermiş değerli bir aydındır.Yazdığı makaleler, çeşitli dergilerde ve gazetelerdeki yazıları ve dahi icraatleri onun önemini bize gösteriyor.

Ali Şükrü Bey’in Çanakkale Zaferinin kazanılmasında bile dolaylı da olsa rolü vardır.Savaşta kullanılan mayınların bütün tehlikeler göze alınarak Almanya’dan getirtilmesi görevini Donanma Cemiyeti aracılığıyla Ali Şükrü Bey ve Avni Bey üstlenmiştir.

Yine Ali Şükrü Bey’in Meşruti yönetimin yeniden ilanı sonrasında patlak veren 31 Mart Vakasını sözde bastırmak için İstanbul’a gelen Harekat Ordusuna destek verdiği bilinmektedir.

Osmanlı Donanma Cemiyeti’nin kurucularından olup faaliyetlerine aktif katılan Ali Şükrü Bey zamanla siyasete girip Meclisi Mebusan’da Trabzon milletvekili olarak görev yapmıştır.Milli Mücadele yıllarında kongrelere katılıp her türlü desteği vermiş, ardından kurulan birinci TBMM’de de Trabzon mebusu olarak görev yapmış, İstiklal Savaşı’nın kazanılması yolunda büyük mücadeleler etmiştir.

Makaleleri, yazıları ve mecliste yaptığı konuşmalar dikkatle incelendiğinde siyasi, iktisadi ve sosyal meselelere yaklaşımı taktir edilecek düzeydedir.Mebus olarak görev yaptığı süre boyunca vatan ve millet için doğru bildiği her konuda öne atılmış, fikirlerin öncüsü olmuştur.Harbi takip eden süreçte TBMM’de muhalif tavırlarıyla dikkat çekmiş, özellikle Lozan görüşmeleri sırasında İsmet Paşa ve heyetine sert eleştiriler getirmiştir.Bu sürecin de getirdiği etkiyle Mustafa Kemal Paşa ve Birinci Grupla fikir ayrılığı yaşamış ve İkinci Grup’un en önemli ve ateşli ismi olmuştur.

Ali Şükrü Bey eleştirel bir kişiliğe sahip olduğu için 1910 yılındaki bazı makalelerinde Abdülhamid’i de sert şekilde eleştirdiği görülmektedir.Eleştirilerin içeriğine baktığımızda Meclisi Mebusan’ı tatil etmesi, Kanuni Esasi’yi askıya alması ve Bab-ı Ali’yi dışlaması gibi konular görülür.Yani Ali Şükrü Bey sanıldığı gibi sadece bir cumhuriyet rejimi düşmanı veyahut Atatürk düşmanı değil, yanlış gördüğü herşeyi ve herkesi eleştiren şahsına münhasır bir kişiliktir.Onun eleştirileri şahıslara değil, sistemedir.Zaten eleştirilerin de getirisiyle dönemin muhalif hareketi olan İttihat Terakki fırkasına da destek vermiştir.Milli Mücadele sonrasında Mustafa Kemal Paşa ve ekibine de benzer nedenlerden dolayı sert çıkışlar yapmış, eleştirilere maruz bırakmıştır.Başkomutanlık Kanunu’nun Mustafa Kemal Paşa’ya verdiği olağanüstü yetkilere karşı çıkmış, İstiklal Mahkemeleri’nin Mustafa Kemal Paşa’ya bağlanması ve üyelerinin kendisi tarafından seçilmesini de yanlış bulmuş eleştirmiştir.Bu örneklerde de görüldüğü üzere Ali Şükrü Bey’in dönemin iki siyasi liderine birden eleştiriler getirmesi, onun müzmin bir muhalif kişiliğinden dolayı değil, inandığı değer yargıları ve doğrularına uygun bulmadığı konuları ve bunları yapan kişileri kim olursa olsun eleştirmekten geri durmadığı gerçeği gözardı edilmemelidir.O doğru bulmadığı herşeyle, herkesle mücadele etmiştir çünkü yapısı böyledir.

Yaşadığı dönemde Avrupa tarihini ve sosyal durumunu da iyi analiz eden Ali Şükrü Bey, makalelerinde bunlara da yer vermiştir.İngiltere’yi ciddi şekilde eleştirirken Almanya’ya övgüler getirmiştir.Almanya’nın demiryolu, donanma ve matbaa konusundaki gelişmelerini ilgiyle takip edip, Türkiye’de yılda basılan kitap sayısının Almanya’da bir günde basıldığı acı gerçeğini söylemiştir.

Yine yazılarında İslam medeniyeti ile Avrupa medeniyeti arasında karşılaştırmalar yapmış, Avrupalıların içinde bulunduğu insani ve ahlaki sefaleti dile getirmiştir.Bir yazısında İslam’ın sadece namaz kılmak ve oruç tutmaktan ibaret olmadığını, genel anlamda siyasi, ahlaki ve toplumsal görevleri insana yükleyen bir bütün olduğunu söylemektedir.Rus General Lomatkin’in 1881’de Türkmenistan’ın Göktepe şehrinde yaptığı katliamı makalelerinde işlemiştir.

Milli Mücadele günlerinde yayınladığı makalelerinde Türk milletinin milli şuurunun uyanması ve mücadeleye destek vermesi için gayret göstermiştir.Aynı zamanda iyi de bir hatip olan Ali Şükrü Bey Kayseri Ulu Camiinde yaptığı vaazını daha sonra kaleme alarak Sebilü’r Reşad dergisinde yayınlamıştır.Anadolunun Büyük ve Mukaddes Cihadı adlı makalesi Ankara Hükümeti tarafından Anadolu’da halka dağıtılmıştır.Oldukça duygu dolu bir üslupla kaleme aldığı bu makalesinde İngiltere’nin Hindistan ve Mısır’da yapmış olduğu geleneksel İslam karşıtı siyasetini şimdi de Anadolu’da yapmak istediğini belirtip halkı ikaz görevini yerine getirmeye çalışmıştır.İstanbul Hükümetini kontrolleri altına alan İngilizlerin bu siyasetine karşı uyanık olunması ve vatanın kurtulması için Milli Mücadeleye destek verilmesi gerektiğinin altını çizmektedir.

Böylesine geniş bir ufukla ve zengin bir muhtevayla yazılar kaleme alan Ali Şükrü Bey’in 39 yıllık kısa hayatının merkezinde, İslam odaklı Türk milliyetçiliği fikrinin olduğunu söyleyebiliriz.Yazılarında Türk ve İslam kavramları sıkça ve iç içe geçmektedir.Mesleki olarak askeri eğitim almış olsa da, bahriyeli olmanın yanı sıra bir yazar,yayıncı,tüccar,siyasetçi,gazeteci ve aydın olarak başarılı işlere imza atmıştır.Böylesine farklı alanlara ilgi duyan ve tipik bir harekat adamı olan Ali Şükrü Bey maalesef ömrünün en verimli çağında 39 yaşında elim bir cinayete kurban gitmiştir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ