www.gundemyazar.com | Şalpazarı Haber – Ağasar Haber- Trabzon Haber

Tarihi Gün 16 Nisan !

Mehmet GÖREN

Mehmet GÖREN

Mehmet GÖREN

“AKP, başkanlık sistemiyle ilgili inadını sürdürecekse yine karşımıza iki seçenek çıkacaktır. İlk olarak AKP, hazırda tuttuğu veya üzerinde çalıştığı bir anayasa hazırlığı varsa, mutabık kalınan daha önceki maddeleri de ihtiva etmek kaydıyla TBMM’ye getirmelidir. Milletvekilleri, ilkeleri ve inançları doğrultusunda vicdanlarının sesini dinleyerek oy kullanacaklar, bir karara varacaklardır. İkinci olarak bu anayasa değişiklik teklifi TBMM Genel Kurulunda ya 367 sınırını aşarak kanunlaşacaktır ya da 330 eşiğinin üstünde kalarak referandum yoluyla milletin kararına sunulacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vereceği her karara saygılı ve bağlıdır”

Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin bu açıklamaları başkanlık sistemi tartışmalarının en önemli ayağı oldu ve aynı zamanda bu yönde somut adımlar atılmasını sağladı. Başkanlık sistemi ya da Cumhurbaşkanlığı Sistemi adına ne dersek diyelim, AK Parti bu sistem üzerinde kafa yorarken ve bunu hayata geçirmek için yol ve yöntemler ararken Bahçeli’den böyle bir çıkışın gelmesi Ak Partiyi hemen harekete geçirdi. 18 maddelik anayasa değişikliği mecliste kabul gördü ve yeni anayasa 16 Nisan da milletin huzuruna çıkmaya hazırlanıyor.

16 Nisan’da yüzde 50’nin üzerinde bir “Evet” oyu çıkarsa Türkiye yeni bir siyasi yapılanmaya bürünecek. Türkiye kabuk değiştirecek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinin en önemli anlarından birine tanık olacağız. Bu Türkiye için milat olacak. Bazı kesimlerin de bu sisteme karşı çıkmalarının en büyük sebebi budur. Çok şey değişecek. Bir asırdır sürdürüle gelen siyasi gelenek terk edilerek yeni bir sistemle Türkiye bizi selamlayacak.

Evet; parlamenter sistem daha demokratik bir sistemdir bakıldığında. Bu herkesin malumudur ancak bizde demokrasi dediğin zaman kişi hak ve hürriyetlerinden ziyade etnik temelli konular ve Türkiye’nin bu konudaki yetersizlikleri akla geliyor. Herkes kafasına göre Türkiye’ye bir yön çizmeye çalışıyor. Türkiye temelli bir demokrasi anlayışı ya da talebi değil daha çok etnik temelli sorunlar üzerinden herkes kendi kafasına göre bir Türkiye profili ortaya koyuyor. Hele ki bir kısım çevrelerin demokrasi anlayışına bu ülke emanet edilse ülke koca bir “Hiçliğe” doğru sürüklenir. Bu ülke kozmopolit bir ülke ancak temelde Liberal, Muhafazakar ve Müslüman bir ülkedir. Bu göz ardı ediliyor.

Yani belli çevrelerin rahatsızlığı aslında sistem ya da rejim değişiyor rahatsızlığı değil daha çok kendi siyasi çıkarlarının ve geleceklerinin, menfaat üzerine kurulu, kendi yağında kavrulan, çözüm üretemeyen siyaset anlayışlarının daha da tehlikeye girebileceğinin rahatsızlığıdır. Eğer Cumhurbaşkanlığı sistemi hayata geçerse bu çevreler artık Türkiye siyasetinde daha da pasif duruma gelecekler ve kendilerini yenileme, daha geniş çevrelere ulaşmak için reforma da ihtiyaç duyacaklar. İstemeye istemeye de olsa bu reformu yapmaya mecbur kalacaklar çünkü yapmadıkları takdirde bu millet üzerinde söz hakları hep sınırlı olacak ve daha da kendi kabuklarına çekilmek zorunda kalacaklar. Bunu bildikleri için zaten  “Biz böyle iyiydik” modundalar.

Parti özelinde baktığın zaman, yeni sistem kabul görmesi halinde, doğal olarak en çok Ak Parti ve MHP’ye yarayacaktır. MHP bu değişikliğe ortak olmayı tercih etti,  beklenmeyen çıkışı ile herkesi şaşırttı. Kimilerince doğru yaptı, kimilerince acımasızca eleştirildi, tükürdüğünü yaladı dendi vs. Ben orada özellikle Devlet Bahçeli’nin kendisi ve partisi ile alakalı uzun vadeli bir hesap yaptığını düşünenlerdenim ki bu konuyla alakalı ayrı bir yazı kaleme alacağım.

CHP ve HDP zaten hayır diyorlar. Bu partilerde kanaatimce kendi içlerinde bir takım yeniliklere, değişikliklere ihtiyaç duyacaklardır. Özellikle de CHP’de yeni sisteme ayak uydurabilmek için  çok şeylerin değişeceği aşikar. Aksi takdirde bu kısır siyasetleri ile yeni sistemde kendilerine alan bulmaları çok zorlaşacaktır.

Millet tercihini “Hayır”dan yana kullanırsa da bence değişen çok bir şey olmayacaktır. Ak Parti muhalefet partilerince sorgulanacaktır ancak çok bir faydası da olmayacaktır. Bunu 7 Haziran seçimlerinden sonraki süreçte yaşananlardan dolayı tahmin etmek çokta zor olmasa gerek. Burada özellikle Ak Parti, MHP ile arasına mesafe koymaya çalışacaktır ki oyların MHP’ye kayma potansiyeli fazla olacağından bunu da siyaseten yapmak zorunda kalacaktır.

EVET VE HAYIR DİYENLER

“Evet” diyenlerin büyük bir bölümü;

18 maddeyi tam bildiklerinden değil,

Referandum da “Evet” oyu çıkarsa tam bağımsız veya süper güç bir Türkiye olacağına inandıklarından değil,

“Evet” çıkmaz ise Türkiye’nin bölüneceğinden değil,

“Hayır” diyenlerin  15 Temmuzcu olduklarına inandıklarından değil,

Daha çok; Recep Tayip Erdoğan sevgisinden, AK Parti’nin alternatifsiz olmasından, AK Parti yapıyorsa doğrudur anlayışından ,

Türkiye’nin kaderi ile Ak Parti’nin kaderini bir görmelerinden, evet diyor.

Hayırcıların büyük bir çoğunluğu;

18 maddeyi tam bildiklerinden değil,

Hayırlısını olmasını istediklerinden değil,

Diktatörlük geleceğine inandıkları için değil,

Ekonomi dibe vuracak endişesi ile değil,

Türkiye’nin bölüneceğinden değil,

Hukukun üstünlüğünü istediklerinden değil,

Daha çok; Kendi siyasi çıkarlarının daha da tehlikeye girebileceğinden,

Yeni sisteme ayak uydurmakta zorlanacaklarından,

Mecburi bir reforma ihtiyaçları olacağından,

Özellikle şu anki hayırcı siyasetçilerin birçoğunun, belki de siyasi hayatlarının sonuna doğru atılan ilk adım olacağından, hayır diyor.

16 Nisan’da tarihi bir güne tanıklık edeceğiz. Referandumdan ne sonuç çıkarsa çıksın  Türkiye yoluna öyle ya da böyle devam edecektir. Kimse “Hayır” dedi diye 15 Temmuzcu ya da terörist değildir. “Evet” sonucu diktatörlük gelecek anlamı taşımamaktadır.Kimseye, evet veya hayır dedi diye vatanını daha az ya da daha fazla seviyor diyemeyiz. Referandumdan evet veya hayır çıkarsa ülke bölünecek söylemleri propagandadan öte bir anlam taşımamaktadır.

Sonuç ne olursa olsun;

VATANA VE MİLLETE HAYIRLI OLSUN!

trabzonhaber

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Tarihi Gün 16 Nisan ! - 23 Mart 2017
Darbe Üzerine ! - 18 Temmuz 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ